beniMine

Saturday, July 30, 2005

Evet egzersiz yapıyorum ara sıra, kol kaslarını geliştirmek için agırlık çalışmaları yapıyorum.Şimdiden faydası olmaya başladı.Kaslar hafiften kendilerine gelmeye başladı.
Bugun cumartesi yarın pazar ve 1 haftada böyle bitti ama hala benim öss sonuç belgem gelmedi, tercih yaptık goönderdik hatta ama sonuç belgesi hala yok:)Hiç böyle olmamıştı.
İnşallah gelir bu hafta gelmezse yine bankaya para yatırıp yeniden belge çıkartılmasını talep edecegim ÖSYM den.Umarım beni böyle ugraştırmazlar.
Yeni öss yi de acayip bir hale getirmişler.Bu eğitim sisteminde ne zaman dogru düzgün bir hal verecekler bilemiyorum yap boz tahtası yaptılar.Yeniden sınava hazırlanacaklara kolay gelsin! Umarım yeniden sınava girmek zorunda kalmam.İllallah geldi bu öss den.
Hatırlamak istemiyorum!

Başka bir konu açıyorum.
Bugun hava ne güzeldi degil mi? :)
Ama rüzgar vardı kapı ve pencereler açık olunca, biri olmazsa öteki şiddetli bir gürültü ile kapanıyordu.

aklıma bir şey gelmiyor şu an bu sebeple (nokta) .
posted by Mine at 22:03 0 comments

Thursday, July 28, 2005

1 saat sonra ......

Bir saat sonra tercih formunu okula götüreceğim.
posted by Mine at 12:55 0 comments

Monday, July 25, 2005

Saat 00.22

Yeni gune merhaba! Daha güneş dogmamış olabilir ama yeni bir güne girmemizi kim yalanlayabilir. :)
Ne kadar çok hata yaptım ilk satırda hatta bu satırda da yaptım ama düzelttim.Ve hala yapmaya devam ediyorum.Biraz önce önceki yazdıklarımın bir bölümünu okudum.Fena yazmadıgıma karar verdim.
Öss kelimesini duymaktan bıktıgım için artık aöf kayıt olmaya karar verdim.Keşke daha önce yapsaymışım diye hayıflandım.Zararın neresinden dönülse kardır demekten baska bir cumle aklıma gelmiyor.Boyle yaparsam benim için daha iyi olacak gibi bir his var.
Kendimi rahatlamış gibi hissediyorum.Derin bir ohhhhh! çektim biraz önce :)
Kendimi mutlu hissediyorum umarım böyle devam eder.
Saat 00.30 oldu.

Bugün Fındıgı yıkadım.Başını ıslatmadıgım sürece iyi anlaştık fakat başınıda yıkamam lazımdı maalesef Fındıkla bu konuda anlaşamadık.O beni caydırmak için biraz su yuttu sonra hafiften öksürük numaraları yaptı bende 2 kez şampaunlayıp yıkamadım madem boyle istiyorsun dedim ve Fındıgın yıkanma faslını bitirdim.Sevindi tabiki çabuk bitmesinden dolayı!
posted by Mine at 00:24 0 comments

Saturday, July 23, 2005

Temmuz ayınında sonlarına dogru geliyoruz.

Evet bunu bilmeyecek ne var ayın olmus 23'ü ne var yani temmuz bitiyorsa denilebilir.
Bana göre böyle bitmemeliydi.sebepleri nedeleri var bana göre her yaz ayının bir tekrarını yasayan ben için böyle olmamalıydı.Çok yorucu geçmiyor gunlerim.Hatta fazlasıyla rahat:)ama yine de sızlanıyorum işte olmamalıydı olmamalıydı diye.Artık zaman geçti geri gelmiyor.
Bugun hava bir garip biraz sıkıcı bir hava var İstanbulda.Yer yer bulutlu bulutların olmadıgı yerlerde gokyuzunun maviligi kendini gösteriyor.
Ayagım mı sızlıyor ne simdi hafif bir sızı basladı.Bilgisayar basından kalkmıyorum gibi bir sey oldu bu aralar gidiyorum oyun sitelerine kucuk çocuklar gibi oyun oynuyorum ve arada hırs yapıyorum diger oyuncuları gecmek için :) Tetris oyununda 1. oldum.Bir diger bilgi yarışması şeklindeki oyunda 8.olmusum arada 7.olmak için ugrasıyorum gecen gun 7. olmustum 8.liğe düsen oyuncu hırs yapmıs ve yine yedinci olmuş. :)
Okudugunuz uzere bos bos geciyor gereksiz zaman kayıpları yaparken gercekte yapmam gerekenleri askıya alıyorum.elbetteki yapmam gerekenleri yapmaya calıyorum fırsat kalırsa:)
Mesela dün babamın dizile ilgili problemlerine cözümler bulmak için internette araştırma yaptım.Faydalıda oldu ,babama ögrendiklerimi aktardım.Konu hakkında yapılabilecekler nelermiş onları ogrendik.

Şimdi radyoda yabancı bir kanalı dinliyorum.Şarkının adı okadar onemli degil dinliyorum bu yeter.:)
Dısarıdan bir cocugun sesleri geliyor bunun yanında arabaların motor sesleri.Evden bir sesler geliyor hısırtı gibi bir yanda radyodan gelen sesler.odam aydınlık karsıdaki evleri o evlerin arkasındaki yuksek katlı binayı göruyorum.yoldan gecen beyaz bir araba ve bir kac saniye sonra onu takip eden aynı istikamete giden bir kamyonet ve simdide onların ters yonunde giden beyaz bir minibüs.

Gecen gun kursta tanıstıgım ve birbirimizi kısa zamanda sevdiğimiz ablamı gecen gun misafir ettim kendisi annesiyle geldi.baklkonda sohbet ettik ben ve annem.2-3 saat çok çabuk gecti sohbet ederken.Kendisinin bir bebek kolleksiyonun oldugunu ögrendim ve bana çok dha ilginç gelen ise annesininde kolleksiyonlarının olmasıydı özellikle küçük kırmızı araba kolleksiyonunun olması beni şaşırttı.Genellikle beyler araba kolleksiyonları yaparlar ya ondan ama artık şaşırmam bayanlar da varmış.

Bu ay bir bir bonsai yapmakla ugrastım fakat maalesef kurudu :)Bonsai nedir derseniz
internette yaptıgım araştırmalara göre minyatür agaç olarak kısaca tanımlaya bilecegim bir sanat.
posted by Mine at 13:16 0 comments

Sunday, July 17, 2005

Dun neler yaptım

Dun pasta yaptım.Pastanın kremesını yaparkende elimi yaktım kısa süreli yanma acısından sonra merhem ve buz tutarak acısını dindirdim.İnsanın enfazla kullandıgı organına zarar gelmesi çok kötu bir sey hele bir de tam iş yapmaktaysanız.Dün pastanın geri kalan kısımlarını sol elimle yapmak zorunda kaldım mecburen.Aslında resmini çekip koyacaktım ama biraz sekilsiz oldugundan dolayı koymadım.:)
posted by Mine at 13:16 0 comments

Wednesday, July 06, 2005

Yağmurlu günlerin ardından

Yagmurlar evelsi gün ve öncesi gün gece yagmurlar şiddetliydi bu siddet gösterisi sadece yagmurun sagnak haleinde yagmasıyla kalmıyordu bir yandan şimşeklerin çakmasıyla önce bir aydınlık sonra şiddetli bir ses bu böyle devam etti gece boyunca.Bu yagmurun faydalı oldugun söylemişlerdi faydasının ne olduguna gelince bu yagmur suları ile saçlar yıkanırsa saclar daha parlak olurmus vs.
Yagan yagmuru seyretmeyi severim.Gökten hızla yere düşmesi ve özellikle yazın yagmur yagarken bir kokusu vardır toprak kokusu bunu seviyorum.
küçükken okuldan hep yürüyerek geldiğimiz için cogu kez yagmura yakalanmışıszdır bazen annem gelirdi semsiyelerle falan bazen babam alırdı araba ile bazen ise eve yagan yagmur eşliğinde gelirdik. yagmur yagarken yolda su birikintilerinin üzerinde suları oraya buraya sıcrata sıcrata yürümeyi çok severdim özel bir haz alırdım.
Fakat ileriki zamanlarda bu yagan yagmurda yürümekten pek hoşlanmaz olmuştum.Lise döneminde arkadaşlarım yagan yagmurda yürümenin ne kadar romantik oldugundan konuşurlardı.Bense yüzümü ekşitirdim delimisiniz siz yaa! falan derdim ve şimdi de aynı düşünceleri savunuyorum.Yagmurda kalıp eve ulasana kadar akla karayı seçerdim.Yagmurda sucuk gibi olmak en sevmediğim seylerden biridir.
Bunlar sagnak yagışlar için gecerli.Zerre halinde yaganlar için bu düşüncelerim gecerli degil.
Şimdi ise sadece yagan yagmuru catı katına çıkarak hiç ıslanmadan yagan yagmuru izlemek sokakta yagmura yakalananları izlemek :)
Bilmiyorum bu yagmur yagdıktan sonraki gunler bir halsizlik bir bezginlik geldi uzerime yoksa sadece ben mi böyle oluyorum diye düşünürken babamda aynı durumda oldugunu söyleyince biraz rahatladım sayılır.
posted by Mine at 16:09 0 comments

Saturday, July 02, 2005

Yazma istegim depreşti!

Bugun bir kaç kişinin yazdıklarını okudum.Yazdıklarını okudum.bazılarını begendim,bazılarını ise begenmedim,bazılarını isebaslıgında yazdıgı kadar ilgi cekici bulmadım.daha heyecanlı bir anlatım beklerken bu heyecanımı tatmin edemeden yazının bitmesi benim için garip oldu oysaki ben neler bekliyorum yazının ireleyen satırlarında maalesef herkesin benim beklentilerimi karsılayak diye bir şey söz konusu olmadıgından usulca okuyup yazıyı içimden olmamış bu damgası vurup yazıya bir baskasına geçtim.
Okuduklarımın arasından bazılarının uslubu hakkında yazayım şimdide.Bir tanesi nin kelimeleri kullanma yetenegi iyi ama o kadar çok sey anlatıyorki başınız dönuyor sanki gerçek hayatta karsılaşsam yanında suskun bir şekilde onun anlattıklarının sesinin, yuz mimiklerinin etkisi altında fazla kalırdım herhalde kısacası yazacak çok seyi olanlardan.
Diğer ikisi ise gazete yazarları isim vermeyelim gazetede bir köşesi olanlardan bu köse yaz köşesi bu köşe kış köşesi diye bilecegimiz türden.Köşeler hep kapılır zaten gazetelerde.O köşeye gelenlerde bazıları bir gün iyi bir yazı çıkartırken bir diğer gün boş bir köşedir sanki yazdıklarının pek bir degeri yokmuş gibidir.Bence bazı köşeler dönüşümlü olarak kullanılırsa köşe yazarları açısından ve yazıları okuyanlar açısından daha iyi olur.Neyse yazarlara gelelim bsaka bir konuya atladık :)Yazaralar fena degildi bir tanesi kendine bir konu bulup bu konu hakkında araştırma yaparak köşesini hazırlıyor.Bazen ise kendi yaşadıklarını köşesine yazıyor.
Digerine gelince aslında bu da aynı format ama bu kendinden daha fazla bir şeyler katıyor işin içine espirilerde girince farklı bir tat alıyor okuyucu.
Hepsini okumakta fayda var diyorum.Önceleri daha fazla okurdum.Hatta iki üç günde bir kitap bitirdiğim zamanlarda olmuştur.Bu aralar bunlardan kopmuş durumdayım.Sebebi belirsiz.
Şimdi kitapların sayfalarını bile karıştırmak hatta hatta karşımda duran kitabı tutup sayfalarını karıştırmak bile bana zor geliyor bu aralar.
Hep kendi kendimi analiz etmeye çalışırım.neden ben böyleyim neden öyle olmadım neden bunları yaptım diye, bazen cevaplarını çok kolay bulurum ,sonra bu cevaplar hakkında düşünmeye başlarım çıkar yol bulamayınca baska seylere yönelirim.
Şimdi yine düşünüyorum konu nereden başladı nereye dogru bir yön tuttu gidiyor.
Bu yazılara başlamadan önce manga grubunun bu adı bulmasını orijinal buldugumu düşünüyordum.Abimde askerde manga başı olmuştu.Manga kelimesi o yüzden bana pek yabancı gelmedi.
Alakasız konulardan bir yazı oldu ama normalde böyle degilmiyiz? Hep konulardan konular çıkar birinden başlarsınız bir diğerine bir diğerine geriye dönüp baktıgımızda taaa nerelere gitmişiz.
posted by Mine at 21:34 0 comments