beniMine
Monday, June 26, 2006
Jamiroquai
Bir pembe canta
Görüpte begendigim bir sey bu.Pembe tonlarıyla benim dikkatimi ceken bir canta!Canta mı dedim.Pardon pardon canta zannetmistim once sonra baktım ve bir laptop mus.Cok begendim.Ram in kac senin söyle bakayim.:)
Ne cici laptopmussun sen boyle dedim.Seni elime alır gezerdik,elektrigini,internet baglantını hic eksik etmem kraliceler gibi yasatırım seni. :)
Bir laptop icin fazla bile söylediklerim.
Acayip acayip cümleler kurdum ,yazdım ve sonunda cok anlamsız dedim ve sildim.Yukarıdakilerde yarı anlamlı geldi bana.
Friday, June 23, 2006
Dün yazdım ama siz görmediniz.
Evet sadece ben görebildim.Tam yazdım bir kac satır ve resim eklemistim,msn ime bakıcam diye oradakilere laf yetistirecegim diye ugrasırken bilgisayarımın ekranı dondu kaldı.Artık bilgisayar bilgi saymıyordu.Ahhhh yazdıklarım gitti dedim üzüntüyle.O anlar zaten bir haber almıs üzgündüm zaten moral seviyesi 0 ve -1 ler arasındaydı ve eksilerin en derinine dahada ilerleyecekti.:( Sonra kızdım ve bilgisayarımı kapattım.Sanırım boyle bir seyler yaptım,tam hatırlayamıyorum.Gece bitti ,sabah oldu ben uyandım zor zahmet.Erkende uyanmadım.Saat 9 civarıydı.Moralim sabahta bozuktu ve haliyle pekte ayaga kalkmak istemiyordum.Sanki hic uyumamıs gibiydim.Ama tüm bunlara ragmen kalktım.Kahvaltımı yaptım.Tek kisilik olmasına ragmen güzel bir kahvaltı yaptım.Ama yine de icimdeki bunalım havası gecmemisti.İcimdende hic bir sey yapmak gelmiyordu.Ama bankaya gitmem gerekiyordu.İnternetten okudugum bir habere göre bugun son gundu para yatırmak icin.Hic istegim yoktu ama gitmem gerekiyormusum gibi hissettim tum bunlara ragmen.İcimden gelemeye gelmeye gittim bankaya.İnternetten arastırdım Halkbankın en yakın subesi nerdeymis diye sonra yakın bir yerden buldum sevindim.Ondan önce diger bankaların sitelerine baktım ama istedigim bilgilere ulasamadım.
Sonra halkbankasına dogru yol aldım.Ama yoldan baska bir bankaya gidip para cekmem lazımdı.İsbankasının bankamatiginden ne zaman para cekmem gerekiyorsa mutlaka ama mutlaka kuyruk oluyor bankamatikte.Baska zaman gectigimde bom bos kimse yok ama ben gidince milletin para cekecegi tutuyor yada bankamatigi isgal edecegi.
Son iki kezde garip bir olay yasıyorum bankamatik sırasında beklerken.Ben sırada duruyorum.Ama uyanık zanneden gerizekalı insan gelip benim önümde, benim sırada durdugumu bile bile benim önümde duruyor.Ben bir sey demiyorum ,suratıma baksa belki anlar ama zeka seviyesi düsük kişiler olmasından dolayı konusmuyorum bile.Neyse bugun bir moron daha durdu. >:( Bir sey demedim.Sıra bana geldi ben bekledim bana sıra vermesini tık yok morondan.Sonra bankamatigie sifresini girdi sonra bir baktı para cekemiyor o sinirle kartını alıp uzaklastı.Ben bankamatige kartımı koyarken o kadar mutluydum ki tebessüm ettim buyuk bir zevkle.Oh iyi oldu.:) Ya iste boyle salak insanlarda var iste.(+moron+gerizekalı)
Neyse paramı cektim gittim Halkbanka internette istedigim biliglere kolayca ulastıgım icin gözüme girmisti.Sonra bankaya gittim cok az kisi vardı sırada bir kez daha gözüme girdi banka.Hemen islemlerimi yaptırdım mutlu mesut kapıya yoneldim kapıyı actım baktım arkamdan bir adam geliyor önceligi ona verdim gecsin diye tesekkür etti.Bende tebessüm ettim.İslerimin cabuk bitmesi ve bugun bazı insanların saygısızlıgına karsılık bunu yapma ihtiyacı duydum. :) Ama kim nerden bilecek:)
Benim begenmedigim (begenmedigim derken ilk gordugumde begenmemistim simdi alıstım tipine de :) )ama konustugum arkadasım tatile gitti.:)
Begenmedigim demistim ama simdi iyi anlastıgım bir arakadasım oldu.O kime benziyor diye cok dusundum ve buldum benzer birini.Su an ona benzeyen sarkıcının sarkısını dinliyorum.
Teselli vermekte cok basarılı biri degilim.Masumiyete teselli yazısı yazdım ama ne derece teselli etti bilemiyorum.Sanırım cok üzgündür.Simdi ben burdan gecer gider vs. yazacaktım ama pek faydası olamayacak o yuzden demiyorum.Ama sende bana bir teselli ver olmaz mı?Bir iki sey karalayı ver!
Merak ettim.(Meraklı melehat degilim ama senin ne halde oldugunu merak ettim.)
Wednesday, June 21, 2006
Acaba hangi sarkıyı söylüyor?
Hep merak etmisimdir,hayvanlar kendi aralarında ne konusuyor diye.Mesela cevremizden ornek verelim bir köpek havlıyor ama ne diyor,bir kedi miyavlıyor ama ne soyluyor yada kuslar o kadar guzel ötuyorlara ama ne diyorlar?Dün fındıgın kulubesinin yanına yakın bir yerden komsu kadın bagırıyor cocugunu cagırmak icin.Bla bala blaaaa! diye fındıkta o ne kadar bagırıyorsa oda o kadar karsılık veriyor havlayarak bazen onun sesini bastırıyor havlamasıyla.Kadın mutlaka sinir oluyordur fındıga.:)
Simdi dusunelim fındık acaba kopek dilini kullanarak ne diyor kadına.
-Abla ne bagırıyorsun basımda! (nereden ablası oluyorsa artık :))
-Senin tiz sesin kulaklarımı acıtıyor!
-Ne söylemek istiyorsan git oglunun yanına oyle soyle gürültü yapma!
-Oglum anneni bagıtmada hemen kos gel,bıktım yaa!
-Bi sus iki dakka yaa!
Acaba buna benzer seyler mi söyluyor?
Yada bahceye birileri girince
-Hey Hop Hişşt Aloo ne isin var bahcede!
-Bahceye biri girdi!Bahceye biri girdi!
-Cık dısarı!
-Sende kimsin?Ne isin var burda!
-Bak kime diyorum!Cık dısarı!
-Hey evdekiler bakın birisi bahcede!
Bunlardan hangisini söylüyor. :)
Mesela kuslar.Ötüyorlar ama ne diyorlar kendi aralarında merak ettiniz mi hic?
-Heyy!O benim ekmegim ver onu bana!(Kücük ekmek parcasını arkadasına kaptıran bir kus)
-Birisi yaklasıyor kacınn!(yem yemekte olan diger kuslara seslenen gözculuk yapmakta olan kus)
-Dikkat kedi var!
-Dikat karga tehlikesi mevcut!
Birde bu bülbül ve kanarya kusları olanlar vardır.Bu kisiler kusları daha fazla ötsün diye kanarya yada bülbüllerin ticari kafası olan sahipleri tarafından doldurulmus kasetleri satın alırlar.
Kuslar günlük konusmalarını yaparken sahipleri tarafından kayıt edilir ötüsmeleri.
Kasede cekilen seslerde örnegin;
-Ya bu cimri sahip en dandik yemleri gene doldurdu.Bıktım yaa hep aynı yemleri yemekten!
-Karnıma agrılar girdi kirecli su icmekten!
-Ballı yemim nerde?
-Sahip sana diyorum Aloo! Adamın umurunda bile degil yaa!
-Ayse!Cekil artık aynanın karsından birazda ben bakıcam!(kafesinde aynası olan kuslar)
Evet kaset boyle kus otusleriyle doldurulur.Sonra satılır.
Satın alan hemen gider kasedi dinletir kusuna.Kus kasedi dinledikten sonra otmeye baslar!Kasette konusan kuslara cevap verir.
-Sorma benim sahibimde bana en ucuz yemleri getirir.Kaç kere dedim ben begenmiyorum bunları diye, yok anlatamadım!
-Evet aynı sorunu bende yasıyorum!
-Ballı yem diye bir seymi var! İlk defa duyuyorum.Aaaaa!
-Aynaya baktım da yasladım galiba bana oyle geliyor!
Diye konusur kus.Ama her gün hergün dinletilince kus tekrar eski haline doner ve susar.Eee tabi hergun aynı muhabbet bunlatır.O da susar.
Demekki neymis.Kasedin sürekli yeni versiyonunu alacaksınız :)
Ben kucuk bir hamsterim!
Evlerde kücük kafeslerde yasarım!
La laa laaa:)
Tuesday, June 20, 2006
Yoruldumm
Ve havada cok sıcaktı!
Fakat simdi dısarıda kocaman bir klimanın calıstıgını dusunun.Evet simdi dısarısı cok serin.Saat simdi 23.48.
Ben dinlenip geliyorum.:)
Adios!
Monday, June 19, 2006
Adı Selin :)
Cumartesi gunu kucuk bir kızla tanıstım.Cok sevimli ve canayakın bir kiz!Beni gordu merhaba dedim tokalastık o kucucuk elleriyle sonra ellerimizi birbirinden ayırmadık bir sure.Ben nereye gidersem gideyim hemen bende gelicem dedi cogunlukla.Kendisi daha 5 yasında,fakat kurdugu cumleler falan sasılacak derecede.
Bir keresinde bir cumle kurdu ,cok komik herkesi guldurdu.
Mine abla, senin adın ne? :))))
Guzel soru!
Sonra kucuk bedenindeki minik yaraları gosterip baak bole oldu falan diye anlatısı var cok guzeldi yaa.
Ben hic bu kadar canayakın sıcakkanlı bir cocuk gormemistim ama Selin sayesinde gordum:)
Masumiyet
Bu yazıyı yazacagımı dusunmeden oturdum ve bloguma hemen baktım.Ne var ne yok,kac kisi girmis bakmıs :) Bunları merak ederek bakarım bloguma her zaman :)İnsanın kendi blogu olunca tabi meraklı oluyor.Acaba masumiyet yazdıklarımı okuyup cevap yazmıs mı, kendi dusuncelerini paylasmıs mı? :)
Masumiyetin acıkcası babamın babalar gununu kutlayacagını beklemiyordum.Yine sasırttı beni:)
Tesekkür etme ihtiyacı duydum.O sebeple Bu postu sana ithaf ediyorum.
Bu cicegide umarım begenir ve kabul edersin. :)Blog arkadasım benim.:)
:)
Saturday, June 17, 2006
Mutluluk nedir?

Bir dünyada yasıyoruz ama her birimizin ayrı ayrı dünyaları var.Bu da sunu gösteriyor,hepimizin mutluluga dair farklı bakıs acıları var. Benim icin mutluluk nedir diye düsünmeye basladım bugun bunları dusunmeme neden olan resimde yukarıdaki resimdi. Sonra aklıma gelmeye basladı mutlu eden sebepler.İste sebepler;
Sabahleyin kahvaltı sofrasında ailenin hepsinin masanın kendilerine ayrılmıs koselerinde yerlerlerini almasıydı.
Belki de gunesin sabahları parıl parıl parlaması ve sabahın serinligi oldu kimi zaman mutlu kılan.
Okul zamanında bazen hocaların sözlüye kaldırmaması yada azarlanmadan gecirilen bir gün oldu mutlu olmak icin vesile.
Bazen ise hic akla gelmeyecek kücücük bir fosforlu yıldız seklinde olan plastik parcanın tavana yapıstırılıp lambanın sonmesiyle yıldızın parlamasıydı mutluluk.(Ben yapıstırıp mutlu olanlardanım:) ) Sokakta oynayan kücük bir çocugun gulumsemesiydi belkide bizi mutlu kılan.
Belkide annemizin bizim icin yaptıgı bir pastaydı mutluluk.
Belkide uzun zaman görmedigimiz akrabalarımızı havaalanında karsılamaktı.
Pencereden bakınca kucuk kusların birbirleriyle dalga gecer gibi birbirlerine hareketler yapmasıydı.
Gökte ucan kırlangıcların kahkahalarıydı kimi zaman mutlu eden.
Aksamı iple cekip sevdigimiz dizin oynamasını beklemek ve sonra diziyi izlemekti belki, ayrıntıda kalan mutluluk. Aynaya bakıp kendimizi bugun ne kadar guzel hissettigimz o essiz andı belkide.
Sevdigimiz sarkının tamda dusundugunuz anda radyoda cıkmasıydı sevindiren.
Gelecege dair guzel hayaller kurmaktı belkide.
Annenizle basbasa kahvelerinizi yudumlamaktı kimi zaman.
Ailece aynı diziyi izlemek aynı odada ve anında yorum yaparak gulumsemek hep birlikte.
Hastalanınca baskalarının sizin icin endise duyması bazen. Otobusle gideceginiz yere zamanında yetismek bazen.
Gün boyunca kosusturmadan sonra eve varmak ve sessiz odanızda yastıga basınız koymanızdır belki.
Bir arkadasınızın kucuk bir notudur mutlu olmak icin.
Size deger verilmesidir.
Köpeginizin sizi her gördugunde kuyrugunu sallaması belkide.
Sokak kedisinin sabah sabah pencerenize gelmesidir.
Ailenizin her zaman destek olacagını bilmenizdir.
......
Yarın babalar gunu oldugunu bilmek ve yarın babamın babalar gununu kutlayacagımı bilmekte benim icin bir mutluluk.
Friday, June 16, 2006
O zaman sarkı söylemek lazım
Biraz önce bir siteye bakıyordum arka plan rengi siyah bir site.Herhalde biraz sıkılmıs olacagım ki ekrandaki yazılanları gormuyorum ve kendimi gordum ekrana yansıyan bende vardım.:)O bana gulumsedi bende ona,baktık birbirimize.
Sonra bu fırsatı degerlendirmeliyim diye dusundum zaten winamp acıktı, bir sarkı arkaplanda calıyordu ve ben playback yapmaya basladım, oda beni taklit ediyordu.
Beraber eglendik kimse görmeden o ekranın icinden bende dısından,mutlu olmustuk bu fırsatı degerlendirdik diye.En yakın zamanda aynanın karsında beklerim dedim :)O da kabul etti tabiki :))
Normalde ben sesli bir sekilde soylemem sarkıları.Cok kısık sesli bir sekilde nadiren soylerim benim favorim sarkıyı kendim soyluyormuscasına agzımı oynatarak sarkı soylerim tabi buna sarkı soylemek denirse :)
Simdi arka planda 'Laura Paussini_İn assenza di te 'adlı sarksısını benim icin bıkmadan usanmadan söylemeye devam ediyor.Sizde isteyin sizede söylesin:)
Bu arada birisi kaybolmus duydunuz mu?
Kaybolan kisinin adı Masumiyet miş.Duyan gören bilen varsa danışmaya bir haber etsin.
İyi Günler !!
Thursday, June 15, 2006
Sivrilerle sohbet.
Ve dün gece bir sivri sinek geldi.Benim tam uykumun geldigi bedenimin agırlastıgı kalkmak icin hic dermanımın kalmadıgı zaman geldi.Kulaklarımın yanında ucuslar yaptı. Tam anlamadıgım diliyle bir seyler anlattı durdu.Ben biraz dinledim ama anlamadım ve sıkılıp basımı yorganın altına sakladım.Neler anlattı ,neler. Mutlaka anlattıkları bu yazın kendisinden kurtulamaycagımız ve kanımızı biz istemesekte ona verecegimizi anlattı. Bu gelis sebebinin geceye denk gelmesini anlattı.Sebebinin ise sabahları formda olamadıgı ve biz yorgunken bizim ona daha fazla tahamullu oldugumuz anlar oldugundan dolayı bu saatleri seciyormus.
Sigara icmedigim icinde tesekkür etti .Sigara icenlerin kanında nikotin tadının cıkması damak tadını bozuyormus ve nikotinli kandan nefret ediyormus.Sırf kendisinden kurtulmak icin sigaraya baslamayacagımından farkında oldugu icin odamda kendisine kucuk bir konaklama yeri ayarladıgını soyledi.
Kendisinin gunduzleri hic sesini cıkarmayacagını ama gece olunca bu sözlerinin gecerliligini kaybedecegini ,gun boyunca da sessiz sedasız durmanında kendisini psikolojik acıdan kotu etkileyecegini soyledi.Bu psikoloji ile kanımdan nekadar faydalansada gelecek seneki neslinin bundan etkilenebilecegini de sozlerine ekledi.
Kendisinin cok hassas oldugundan ve kanımı emerken kendisine kotu davranmamamı rica etti.Kesinlikle, saglına zararlı ve oldurucu kimyasal maddeler kullanmamamı bunları kullanırsam kendim icinde zaralı oldugunu soyleyerek beni ikna etmeye calıstı. Bunların dısında gazeteyi roulo haline getirip kovalamamın onu sadece yordugunu ve benimde yorulacagımı anlattı.Cunku artık bu teknikler demode olmus ama yinede bazı yeniyetme sivrilerin bunu anlamakta zorlanıp kendilerini koruyamıyormus.
Bize zarar vermek istemezmis aslında ama hayatta kalmak icin bizden bir damla kanın alınmasının bizim icin ne onemi oldugnu bunu cok buyuttugumuzu, evet! ısırdıktan sonra bazen ısırdıkları yerlerin sistigini bildiklerini ve kasıntı olmasının normal oldugunu soyledi.Fazla buyutmeyin yasamaya devam edin dedi.
Cıkardıgı sesinde hicte kotu olmadıgını savundu bana, biz okuz kurbagası gibi bagırmıyoruz yanınızda herhalde, biz o incecik sesimizle sana ninni soylerken benim ise rahat uyudugumu idda etti.Ve benim onların sesleri hakkında yorumlarıma katılmadıklarını ve benimde onların sesleri hakkında fazla yorum yapmamamı eger bu tavrımda degisme olmazsa bana bir sekilde bunun intikamını alacakalarını soylediler.
Wednesday, June 14, 2006
Bir site daha!
Tuesday, June 13, 2006
Farkli bir blog kesfettim!
Tesadüf eseri bir blog buldum.Sanırım japon bir kızın.Bloga girince zaten yazılar ????? olmaya baslıyor.Ama cok güzel barbi bebekleri var!Hepsine baktım.Bazılarının okadar gercekci yüzleri var ki ,gercek zannettim bazılarını.Eger merak ettiyseniz.
Monday, June 12, 2006
Bugün susalım mı?
Evet bugunde gunun sonuna geldik ve ben gunun yorumunu yapacagım simdi. Msnimdeki insanlara baktım simdi tekrar yazıyorum bugun msnimdekilerin morali bozuk galiba pazartesi bunalımını asamadılar galiba gun boyunca, hala devam ediyorlar.Sus pus oturuyorlar bende onları rahatsız etmiyorum tabiki :) Bugün gene bilgisayar basındaydım.Logolar tasarladım.Kendi yaptıgım logoların cogunlugunu begenmedim.Daha iyisini cıkarmak icin dusundum.Gunum boyle gecti denilebilir.
Aslında bugunlerde garip seyler oluyor.Sasırıyorum olanlar karsısında.Benim bu olayların baslamasında hic bir etkin tavrım yok.Ben istemeden benim dısımda gelismeleri zaten bana gore sorun oluyor.Aslında olmasın istiyorum.Ama baskalarının dusunceleri degistiremeyecegimiz icin engelleyemiyorum sadece soz sırası bana gelince ya susuyorum yada kırmadan bir sekilde halletmeye calısıyorum.Bakalım ne kadar devam edecek.Bunaltıcı geliyor boyle seyler bana nedense.
Biraz once bir arkadasımla konusuyorduk.Bir adres yazmıs bu adreste sunları bunları yapabilirmiyiz diye sorusuna cevap vermeye calıstım.Sonra sordum bu blog adresi senin mi?Evet dedi.İstersen sende ac bir tane dedi.:) Bir sey demedim benim blogum var demekte pek gelmedi icimden sessiz kaldım.
Bu resmin benim icin anlamı susalım ve yazdıklarım aramızda kalsın anlamındadır.Diger anlamlar gecersiz olarak kabul ediyorum.Not:Resimdeki futbolcuyu da tanımıyorum.:)
Sunday, June 11, 2006
Yorgunum!
Kafa yorduk biraz beynimin agırlıgı veya yogunlugunun sebebi bu olmalı,gözlerime gelince kurstada bilgisayar basındaydım evde su an bilgisayar basındayım o sebepten dolayı galiba.
Ben dinlenmeye gidiyorum.
Daha sonra gorusmek uzere!
Friday, June 09, 2006
Bugün
Thursday, June 08, 2006
Nerde kalmıstık?
Bir baktım fındık kulubesinin onunde oturuyor normalde salılıyken pek ugramadıgı yerdir orası ama ilginc neden orda oturuyor diye dusundum fakat anlam veremedim.Neyse yanıma cagırdım elimde pamugu gorunce yem zannetti uzerime sıcramaya basladı, otur dedim ,oturdu sonra pansuman yapamaya basladım o kucuk burnuna Neyseki sessiz sedasız durdu pansuman suresince.Daha sonra ben eve gittim.Aradan uzun zaman gectikten sonra pencereden baktım oylesine cevrede ne var ne yok diye.Sonra agacta bir seyin varlıgı gozume carptı alla alla ne bu acaba diye dusunurken onun sarman oldugu aklıma geldi.Agacta oylece duruyordu.Neyse dedim icimden iner kendisi diye.
Aksam olmustu saat 7 civarı baktım hala duruyor.Bu sarmanın yarına kadar orada mahsur kalacagına kanaat getirdikten sonra abime dedim buyuk merdiveni cıkarırmısın? O da dedi ben
sadece merdiveni cıkarırım kediyi sen kurtarabilirmisin dedi.Bende tamam dedim ben merdivene cıkıp kurtarırım.Neyse indik bahceye abim merdiveni cıkarırken bende fındıgı olay yerinden uzak ve göremeyecegi bir yere bagladım ve operasyon baslamıs oldu.Bu merdiven normalde evde bulunan merdivenlerden degil cok buyuk ebetta cift taraflı bir merdiven bayagı da yuksek.Neyse baslangıcta merdivene cıkma tarafını pek dusunmemistim ama merdivenle karsılasınca nasıl olacak acaba diye duraksadım.2-3 basamak cıktıktan sonra o basamaklarda oyalanmaya , nasıl cıkıcam diye sızlanmaya basladım.Abim hadi cıksana ben tutuyorum dusmessin falan dedikten sonra cesaretlendim bir basamak daha cıktım.Fakat bu sefer agacın dalları biraz beni engellemeye basladı.Basamakları cıktıkca ayaklarım titremeye basladı :) korkudan.:)Bir yandan da ruzgar esiyordu agac, ruzgardan sallanınca bende sallanıyordum dengemi kaybedip dusecegim sandım titrememin bir diger sebebi de buydu.Bir zaman sonra korkumu yendim.
Bunları yasarken bir yandan aklıma Fear Factor adlı program geldi.Oradakilerin korkularını yenmek icin neler yaptıkları hatırıma geldi.Kendi Fear Factorumu kendim yaratmısım diye dusundum.:)Dahada cesaret geldi.
Sarmanın yanında yavas ulastım bunları dusunerek.Onun yanına ulasınca bu sefer kedinin saldırgan olup olmadıgı aklıma geldi!Ya ben elimi uzatınca cart diye tırnaklarını gecirirse diye korktum.Ona yavasca dokunmaya calıstım.Birsey yapmadı hatta hatta basını bulundugu dala surtuyordu.Sevinmis olmalı diye dusundum.Benim gibi bir kurtarıcı pek bulunmaz ya :)
Bu sefer baska bir sorunla karsı karsıya kalmıstım.Sarman tek bir dalda Y seklinde bir dalın korunaklı Y tarafında duruyordu.Cok guzel bir tanım oldu :))
Kedi guvenemedigi icin tırnaklarıyla agaca dahada sıkı tutunuyordu almak icin ugrastıkca.Bu arada ben yine dusunceler dalmıstım ,bir kediye bile guven veremedim eger bana guvenseydi daha kolay alabilirdim onu ordan diye dusundum.:(Uzun zaman ugrastıktan sonra cektim ve kucakladım kediyi.
Kediyi kucagıma bastırarak indirdim.Baslangıcta bir az korkudan miyavladı sonra emin ellerde oldugunu anlayıp sustu.Kediyi kucaklamıs halde merdivenden indim.Biraz kucakladım korkusu iyice gecsin diye sevdim kendisini sonra bıraktım. Bahcede arkasına cevresine bakındı tekrar fındıkla karsılasırım korkusuyla hemen olay yerini terk etti.Kedi cok sessiz bir kediymis bunlar olurken hic sesini cıkarmadı ciyak ciyak miyavlamadı nedense.Sevdim ben kediyi :)
Bundan kazancım ne mi oldu ustu basım sarmanın tuyleriyle doldu. :(
Tuylerini temizlemek icin zaman harcadım cok.Sonraki 3 gun boyunca kol kaslarım agrıdı.
Ama kurtardıgım icin mutlu hissettim kendimi o gun.

Bitti.:)
Tuesday, June 06, 2006
devam edicem
Olay orta boy bir kediyi cıkmıs oldugu agactan kurtarma göreviydi.Buna neden görev dedim bilemiyorum herhalde izledigim filmlerden etkilenerek yazdım.Görevi kendi kendime verdim.
Olayı en bastan anlatmak gerekiyor.
Baslıyorum.
Sabahleyin annem kapıyı acmıs ve kapının önunde bu kediyi görmus.Kedinin görüntüsüne dayanarak sarman adını veriyorum.Kedinin kod adı 'sarman'.Nedense bizim kapının onunde oturacagı tutmus.Normalde gordumuz bir kedi degil kendileri.Annem tabi pist! mist! demis kovamk icin kedide merdivenlerden asagı inmis ama bir yerden sonra durmus.Bu durgu yerde de fındık yatıyormus:) uyuyormus fındık merdivende kedide korkup gecememis fındıgı.Fındık buara cıkarılan seslerden uyanmıs ama uyku sersemligiyle kediyi gormemis annemi gormus bir zaman sonra sarmanın varlıgını hissetmis.Sonra birden sarmana hırlayınca sarmanda fındıgın burnunu tırmalamıs fındık cıldırmıs bana bunu nasıl yaparsın diye.Sonra kovalamaca baslıyor bahcede.Sarman tüm cıkıs yollarının kapalı oldugunu anlayınca son care olarak agaca tırmanmıs.Ben fındıgın burnunun kanadıgını ogrenince pansuman yapmaya gittim.Ama fındık bahcede dolasmıyordu.Bir baktım....
Sunday, June 04, 2006
Sınav+Calısmak+Gece+Sabah+Kuslar
Bu hafta internette fazla bulunamadım.Ders çalışmam gerektigi icin interneti kendime yasaklamaıstım.İnternete girince cok fazla zaman harcadıgım icin bu durumda bundan bir sureligine vazgecmem gerekiyordu. Maillere bakamadıgım icin bayagı bir yıgılma olmus.Hepsine baktım bayagı zamanımı aldı.Genellikle mail adresimin tertemiz olmasını tercih ederim.Boyle yıgılma olunca hic rahat hissetmem hemen temizlerim maillerimi :) Msn'e de bakamadım.Acaba arkadaslarım benim yoklugumu hissetmislermidir?Benim icin uzun zaman gibi geldi acıkcası baskaları icin pekte onemi olmaya bilir.Ama merak iste! Ders calısırken yogunlasma problerini tekrar yasadım.Acıkcasını soylemek gerekirse sınav oldugu icin calıstım.Sınav olmasaydı herhalde hala ders calısmakta zorlanırdım.Hic icimden gelmedi baslangıcta ama mecbur calıstım. Yine geceler benimdi ve ders kitaplarımın:)
Gece etraf cok sessiz oldugu icin en ideal ders calısma zamanlarıdır bana gore.Sabahı karsılamak gunun ilk ısıklarını gormek kusların saat 5.00-5.16 arasında bir zamanda cıvıltılarını duymak o kadar guzeldi ki!Tüm yorgunlugumu unutup onları dinledim.Onların dillerince neler anlatmak istediklerini dusundum.Sabah sabah ne kadar fazla konusuyorlardı oyle.Herhalde bir birlerini selmalayıp gunaydın! diyorlardı belkide :) Arada karga sesleri ve martı cıglıkları duyuluyordu.
Bir ara pencereyi acıp dısarıdaki sabah kokusunu icime cektim.Bu aralar hava cok farklı kokuyor,baharın tazeligini barındırıyor.Tam bunları yasarken kendi kendime dusuncelere dalmısken onumden 6-7 karga seref turibunun selamlama gecisi yaptılar.Benim icin gecit toreni yapmıs sagolsunlar :))Bir de arakasında sokagı cınlatan Gaaak! sesleriyle selam verdiler.Pencereden bakıyordum diger apartmanlara hic kimse yok ,bir ben bakıyormusum pencereden farklı ve guzeldi.Bu guzellikleri sadece o an benim yasamam cok guzel bir ayrıcalıktı.
Gun dogmaya baslıyordu taa uzaklardan ısık huzmeleri cok gerilerden gok yuzunu bile az cok az aydınlarıtken bir yıldız vardı orada.O yıldız parlıyordu hala.Yine kendime alındım Benim icin parlıyordu.:)




