beniMine

Tuesday, November 28, 2006

Turp

Turp genellikle salatalarda kullanılan bir sebzedir.Merak ediyordum bu turp nelere yararlı diye arastırdım ve turpun kısaca faydaları;
Faydası oldugunu biliyordum ama bu kadar cok faydalı oldugunu bilmiyordum.Turp yerken aklınızda bulunsun.
posted by Mine at 18:45 2 comments

Sunday, November 26, 2006

Okuyorum

Bu aralar bir kitap okuyorum.700 sayfayı geciyor sanırım.Hala yüzüncü sayfalarındayım.Bitirmeye kararlıyım.
Genellikle kitap okurken kac sayfa olduguna bakarım.Kac sayfa okumusum tekrar gözden geciririm.İkide bir bazen dikkatim dagıldıgı zaman kac sayfa kalmıs diye sayfaları sayar hesabını yaparım.Bu alıskanlıgım kücüklükten kalma.Eskidende aynısı yapardım simdi de.Bir insan yedisinde neyse yetmisindede o dur dedikleri dogru sanırım. :)
posted by Mine at 20:12 2 comments

Monday, November 20, 2006

Prenses Mononoke

Hafta sonu Prenses Mononoke'nin vcdsini izledim. Fantastik bir cizgi filmdi.
Filmin kısaca konusu:
Köyünde huzur dolu bir yaşamı olan Ashitaka, bir gün ormandan kötü bir varlığın gelmekte olduğu fark eder. Ormanın sınırından hızla çıkan Orman Tanrısı, değdiği her şeyi yok ederek ilerlemektedir. Köyünden küçük bir kızı kurtarmak için, canavara dönüşmüş olan Orman Tanrısı'na saldıran Ashitaka, mücadele sonunda canavarı öldürür ama ölümcül bir yara alarak lanetlenir.

Bu lanetten kurtulmak için bir yol aramak üzere köyden ayrılan Ashitaka, kendisine yardım edebileceğini umduğu Ormanın Ruhu'nu aramaya başlar. Ancak Ormanın Ruhu'nu arayan başkaları da vardır: Lady Eboshi ve Irontown sakinleri. Lady Eboshi ve Prenses Mononoke arasındaki savaşta kazanan olmadığını ve hem insanların hem de doğanın zarar gördüğünü fark eden Ashitaka, onları durdurmaya çalışacaktır.
posted by Mine at 20:47 2 comments

Yakalandım

Bu sene soguk algınlıgı ile yapmıs oldugumuz kovalamaca sona erdi.Her sene oldugu gibi beni yakalamayı basardı.Önceki haftalar sanki yakalanır gibi olup son anda kurtuluyordum ama bu sefer affetmedi.
3 gün önce sesim tanınmaz haldeydi,ondan sonraki gün biraz iyi oldu ama agrı devam ediyordu ve sesim yine biraz kötüydü,bugün ise sesim düzeldi ama arada bir yine gidiyor ama halsizlik ve agrılar büyük ölcüde azaldı.
Tüm bunları yasarken yanımdan ıhlamur cayını ,corbaları, limonu ihmal etmedim.Ihlamur gercekten cok iyi geldi bogazıma.:)

Resimde gördügünüz üzere kosan kız soguk algınlıgına sebep olan mikroplardan kacarken gözüküyor.
Su arkadakiler voltranlarmıydı yoksa?
posted by Mine at 20:17 0 comments

Friday, November 17, 2006

Çay zamanı

Havaların sogutmasıyla cay tüketimini arttırdım.Normalde pek cay icen birisi olmama ragmen bu aralar degisik cayları deniyorum.Bugun meyveli cayları denemeye basladım.Bögürtlenli caylardan aldım ve hemen denedim.Fena degildi.Acaba ahududulu cay varmıdır diye icimden düsündüm.Belki vardır.
Bunun dısında bergamotlu ve yesil cayı denemistim.Yeni cıkan vanilyalı cayları denememi istedi bir arkadasım.Bakalım onun tadı nasıl,merak ediyorum.
posted by Mine at 17:25 3 comments

Wednesday, November 15, 2006

Sonunda

Dogru düzgün yazmayalı ve internete girmeyeli uzun zaman oldu.Dün en sonunda modemi kurmayı basardım.Bu modemlerle ugrasmaktan bunaldım bu ara.Yeniden kur olmadı sil ,yeni modemi tanıt olmadı yeniden sil kabloları dogru mu bagladım yoksa acaba yanlıs mı bagladım diye tekrar tekrar kontrol et.Satıcı-bilgisayarcı-telekom üclüsü arasında gidip geldim.Bunalttı.
Ama en sonunda yapabildim.:)
posted by Mine at 11:09 5 comments